şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2017 Cumartesi

+MüZiK: bir ahmed arif derlemesi



... 
Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım
Sen getir üstünü


 Öyle ki Zülfü Livaneli'den Fikret Kızılok'a, Ahmet Kaya'dan Cem Karaca'ya nice sanatçı okumuştu şiirlerini. Neler kaydedilmiş, kimler söylemiş diye bakıverdiğimde bu liste oluşmaya başladı...

Yine de en güzeli kendi sesinden dinlemesi. 41 kayıtlık bir Ahmed Arif derlemesi:

12 Mart 2012 Pazartesi

+PORTRE: Om Mani Padme Hum

  Amerika'nın 'çiçek çocukları' henüz doğmamış, ampirik eğitim karşıtlığı ile başlayan ve sonrasında ki devam halkalarıyla büyüyen protestoların sahipleri alanları doldurmamışken; II. Dünya Savaşı sonrası ve Vietnem savaşının süregiden izlerini daha yeni yeni atlatan savaş karşıtı hippiler-nihilistler-ayyaşlar-bohemler henüz yüzlerini doğuya-uzağa, mistisizme dönmemişken ve henüz bu kitleler buddha'yla ve nirvana'yla tanışmamışken; Anadolu'da ki bir şair şu kelimeleri yazıyordu defterine:

çelebi, asaf halet
"nigrôdhâ
koskoca bir ağaç görüyorum
ufacık bir tohumda
o ne ağaç ne tohum
om mani padme hum (üç defa)
sidharta buddha
ben bir meyvayım
ağacım âlem
ne ağaç
ne meyva
ben bir denizde eriyorum
om mani padme hum (üç defa)"

15 Şubat 2012 Çarşamba

Ecegillerin siiridir önümde, 'Açık Atlas' duran...


















hayattan ders veriyor diye öğretmenleri kızdıran
tuzu bir bulmuş çocukları saklamadan güldüren dünyaya
su kaçırmaz bir eşeğin sesine açıktır penceresi
bir sınıfın, batı son dersinde, kuşluk vakti

meşeler yapraklanınca bir tuhaf olurlar işte
koparılmış kürt çiçekleri, hatırlayarak amcalarını
azınlıkta oldukları bir okulda bile, sorarlar soru
neden feriklerin ve eşeklerin memeleri vardır?

en arka sırada çift dikişliler, sınavda en öne
intihara ve denizde nasıl boğulmaya çalışırlar
yalnız orta doğu'da el altında satılan bir açık atlas
kim demiş on sekiz yaşından küçükler okuyamaz

bakıldı ki kum saati, ters çevrilmiş, çıt, usul isa asi olmuş
ikinci karnede babası yarısını silahıyla dışarda bırakıp
öyle öğretildiği için saygılı, sınıfa giren parmak çocuğun
boş yerine, girilmeyen bir dersin denizi, gelip oturmuş

açık kalmış atlası, deniz taşmıştır, darılmasın fırat ama

hayatın orta öğretmeni sustu, dondu gülmeleri çocukların
bir cenaze töreninde daha ölümü karşılamaya götürüleceğiz

efendiler! eşekler susabilirler
ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi?

ece ayhan, bindokuzyüzyetmiş


8 Şubat 2012 Çarşamba

Howl, Allen Ginsberg ve Beat Generation







 Kerouac, Ginsberg, Orlovsky, Orlovsky, Corso '56
 1950'li yıllar ve İkinci Dünya Savaşının hemen ardı sıra başlayan Soğuk Savaştan çıkmış bir Amerika ve o ülkenin toplumu. Artık hayat belirli düzenler, kurallara göre idame edilecek ve her hareketin bir sınırı olacak. Böylesi bir ortamda, çoğu Harvard'da okumuş -kimisi mezun olmuş, kimisi olamamış- bir grup arkadaşın öncülüğünde "Beat Kuşağı" denen bir akım başlayacaktır.

 Kuşağın elemanlarında ki tipik özellikler; otostopla ülkeyi dolaşarak, caz müzik dinleyerek, başkalarının hayatlarına karışmayarak ve uyuşturucu maddeler kullanarak yaşamaktır. Aynı zamanda bulundukları ortama has çiçek çocuk olgusu ile yetişmişlikleri, yani özgürlükçü; tutuculuğa, baskıya, savaşa, faşizme karşı; doğu inanışlarına, budizme dönük ve azınlık haklarını savunan bir düşünce sistemine sahipler.






  Ve işte bu dönemde, bu kuşağın manifestosu olarak bilinen 'Howl' (Uluma) şiiri, 1956 yılında Allen Ginsberg  tarafından kaleme alınır. Neredeyse tamamen bu şiire, şiir yayınlandıktan sonra ki sürece (sansür, yasaklama, yargılama vb.) ve elbette Ginsberg'e odaklanan 'Howl' filminde ise Ginsberg, başyapıtı hakkında şunları söylemektedir; "Uluma'yı aslında Jack için yazdım." ve şiir başlarken, 'Carl Solomon için ithaf edilmiştir' diye bir ibare yer alır. Solomon, Ginsberg'in psikolojik bir buhran içinde ki annesi ile aynı pskiyatrı kliniğin de tanıştığı bir akıl hastasıdır. Şiir Amerika'da liselerde şiir antolojilerinde yer alırken, aynı zamanda müstehcenlikten ötürü sansüre tabii tutuluyor ve yayımının iptal edilmesi bile söz konusu olabiliyor. Howl şiiri, bir çok insan için, birden fazla anlamlara bürünüyor, kanatlanıyor, bağırıyor. Her bir dizesi bir nevi gökkuşağı rengi görevini üstleniyor ve okuyucu tarafından ayrı ayrı tatlarda damıtılıyor ama herkes ve herşey için bir ortak noktası olacaktır ki; Howl dünya şiiri için bir kilometre taşıtır ve her zaman öyle kalacaktır...




Naked Lunch by Howard Shore and Ornette Coleman on Grooveshark

Like It Is by Yusef Lateef on Grooveshark

Time After Time by Miles Davis on Grooveshark


+ okuma için müzik tavsiyeleridir, kişisel zevktir. 

Howl, Allen Ginsberg
Carl Solomon için 
Howl by JaraRow @Devianart
I
gördüm kuşağımın en iyi beyinlerinin çılgınlıkla yıkıldığını, histerik çıplaklıkla açlıktan geberdiğini, 
zenci sokakların şafağında gördüm onları bozuk kafalarıyla mal ararken, 
gecenin makinesinde yıldızlı dinamo ile eski cennetsel bağ için yanıp tutuşan melek kafalı hipsterler, 
yoksulluk ve paçavralar ve sahte gözlerle şehirlerin üstünde yüzen sıcak suyu olmayan ucuz odaların doğa üstü karanlığında yükseğe doğrulup sigara içerken jazzı seyredenler, 
Yaradan’ın cennetinde zihinleri apaçık olanlar aydınlatılmış ucuz çatı katlarında ve yeraltlarında Muhammed’in dolaşaduran meleklerini görenler, 
Arkansas ve Blake-ışığı trajedisi arasından parlak ifadesiz halüsinatif gözlerle bilgi savaşının üniversitelerinden geçip gidenler, 
akademilerden delilik ve ahlaksızlığa düzdükleri methiyeleri kafatası üzerindeki pencerelerde yayınladıkları için tekmeyi yiyenler, 
parasını çöp sepetlerinde yakarak ve dehşeti duvardan dinleyerek tıraşsız odalarda don gömlek sinenler,